Yaşadıklarımdan Öğrendiklerim


Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var;
Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi…
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten,
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği.
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne,
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa…
Yaşamak yeryüzünde onunla karışmaktır.
Kopmaz kökler salmaktır oraya.
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını.
Ve uzandın mı bir kez; bir yaprak gibi, taş gibi dinleneceksin.
İnsan, bütün güzelliklerini dinlemeli alabildiğince,
Hemde tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına…
Balıklama dalmalı içine hayatın,
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına…
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar.
Bütün kitapları okumalı, bütün hayatları tanımak arzusu ile yanmalısın.
Değişmemelisin hiç bir şeyi, bir bardak su içebilmenin mutluluğuna.
Ne kadar sevinç varsa hepsini yaşamak özlemiyle dolmalısın.
Ve kederi yaşamalısın namusluca bütün benliğinle.
Çünkü acılarda sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Kanın karışmalı hayatın bütün dolaşımına.
Dolaşmalı damarlarında hayatında sonsuz taze kanı.
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var;
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına,
Çünkü ömür dediğimiz şey,
Hayata sunulmuş bir armağandır.
Ve sunulmuş bir armağandır insana…
Ataol Behramoğlu

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s